Çocukta Jinekolojik Değerlendirme

Ergenlik öncesi yaşlarda genital sistemle ilgili problemlerin değerlendirilmesi oldukça güçtür. Anemnezin aile ve çocuktan ortaklaşa alınmasını takiben çocuğun boyu, kilosu, BMI i, kaydedilmelidir. Sekonder seks karakterlerinin değerlendirilmesi yanında adenopati, deri lezyonları, inguinal herni varlığı değerlendirilir. Çocuk yatar ve bacakları aralanarak ve labiumlar hafifçe öne çekilerek vagina girişi akıntılar, yabancı cisim, kanama açısından değerlendirilebilir. Ayrıca labial yapışıklıklar, travmaya bağlı vaginal veya hymenal yırtıklar da görülebilir. Vaginadaki bir problemin değerlendirmesi çoğunlukla ancak genel anestezi altında yapılabilir. Bunun için ince spekulumlar, endoskopide kullanılan optik sistemler kullanılabilir. Vaginal akıntısı olan çocuklarda pürülan bir akıntı saptanmışsa kültür alınır.

Premenarşal bir çocukta genital problemlerin %85-90 ını vulvovaginitisler oluşturur. Kültür için örnek, damlalık ile veya eküvyon ile alınabilir. 2 ay ile 15 yaş arası çocuklarda en sık difteroid basillere ve stafilokokkus epidermise rastlanır. Daha seyrek olarak alfa hemolitik streptokoklar, laktobasiller, non-hemolitik streptokoklar ve E .Coliye rastlanır. Klebsiella, grup D streptokolar, Gardnerella vaginalis, proteus daha az oranda görülen mikroorganizmalardır. Vaginada kaşıntı ve kesik süt görünümünde akıntı candida infeksiyonunu (MANTAR) düşündürmelidir. Bir lam üzerine alınan akıntının serum fizyolojik damlatılarak yapılan mikroskopik incelemesinde trichomonas ve candida mikroorganizmaları görülebilir. Akıntının % 10 luk KOH ile karıştırılması ile kötü bir koku duyulması gardnerella vaginalis enfeksiyonunu (non-spesifik vaginitis) akla getirir. Pürülan akıntının gram boyası ile boyanmasıyla N.gonorrhea görülebilir. Son yıllarda vaginal akıntı problemi olan çocuklarda chlamydia trachomatis enfeksiyonu da nadir olmayarak karşımıza çıkmaktadır. Bu mikroorganizma ile doğumda oluşan kolonizasyon bir yaşına kadar devam edebilmektedir. Bu yaştan sonra bu enfeksiyonun varlığında cinsel temas akla getirilmelidir. Vulva ve vaginal bölgede kaşıntı oksiyüriasisi akla getirmelidir. Bu enfeksiyonların tedavisinde erişkinde kullanılan ilaçlar pediatrik dozlarıyla kullanılırlar.

Adolesanda jinekolojik problemler daha sık görülebilir, çocukların emosyonel olarak sıkıntılı, cinsel organları konusunda çok duyarlı oldukları bir dönemdir. Anemnez alınması oldukça güçtür. Alışkanlıkların kardeş veya arkadaşlarda nasıl olduğu merak ediliyormuş gibi öğrenilmeye çalışılması, telaşsız yeterli zaman ayırılarak anemnezin tamamlanması ve jinekolojik muayeneye geçilmesi yararlıdır.

İlk olarak meme gelişimi simetrik olup olmadıkları, pubik kıllanma, klitoris büyüklüğü, hymenal açıklık, mukozanın rengi, ıslaklığı değerlendirilir.

ADÖLESANLARDA VULVA HASTALIKLARI

Vulva (vagina dudakları) hastalıkları adölasan döneminde seyrek olarak görülür. Adölasanlarda görülen vulva hastalıkları yetişkinlerde görülen vulva hastalıklarına benzerlik gösterir ve çeşitli kategorilere ayrılır-enfeksiyöz, anatomik, dermatolojik, sistemik hastalıklar ve kanserler. Enfeksiyonlar genelde seksüel olarak bulaşırlar ve konu içinde tartışılmıştır. Vulva kanserleri adölosan dönemde çok seyrek olarak görülür ve burada tartışılmayacaktır.

YAPISAL DURUMLAR

Labial Hipertrofi

Labia minorün hipertrofisi herhangi bir yaşta çok seyrek olarak görülür. Tek veya çift taraflı olabilir, minimal bir büyümeden ekstrem büyüklüklere kadar değişen bir yelpaze içinde ortaya çıkabilir. Tipik olarak asemptomatiktir, hasta durumun farknda değildir veya kendi görünüşü hakkında hafif endişeleri vardır. Daha ciddi vakalarda adölasan kız kendisinde erkek genital organı geliştiği hakkında düşüncelere sahip olabilir. Eğer büyüme aşırı miktarda ise hasta özellikle bisiklete binme, ata binme, ilişki sırasında artan vulvar rahatsızlıklıktan yakınabilir.

Asemptomatik vakalarda tedavi hastayı bu konuda rahatlatmakla sağlanabilir. Sıkı iç çamaşırların giyilmemesi ve perine temizliğinin düzeltilmesi yakınmaları azaltır. Eğer yakınmalar azalmazsa veya hasta kozmetik nedenlerden dolayı rahatsızlık duyarsa cerrahi düzeltme gerçekleştirilebilir. Adölasanlar bu tür bir cerrahi işlemi muayene odasında lokal anestezi ile tolere edebilsede , adölasanlarda ameliyat odasında genel anestezi daha iyi tolere edilir. Ameliyatta fazla doku eksize edilir ve deri aralıklı suturlar ile yaklaştırılır. Bu girişim sonrası belirgin derecede ödem gelişebileceğinden dolayı foley kateteri takılması ve hastanede yatış gerekebilir. Perineye konulacak buz paketleri bu sırunun azalmasında yardımcı olabilir.

HİMENAL (KIZLIK ZARI) ANORMALLİKLERİ

Prepubertal çocuklardaki himen konusunda pek çok çalışma mevcutken, adölasan dönemdeki himen hakkında pek az literatür bilgisi vardır. Himen vajinayı kapatıp gerisinde menstrüel kanamayı biriktirdiği zaman veya vajinayı kısmen kapatıp ilişki veya tampon kullanımı sırasında zorluk yarattığı zaman ortaya sorunlar çıkar.

İmperfore himen bu anormalliklerin en uçta olanıdır. Sıklığı 1/1000 ile 1/3000 arasında değişir. Ailevi geçişler bildirilmiştir. İmperfore himen neonatal dönemde asemptomatiktir ve sıklıkla adölasan döneme kadar farkedilmez.

Tipik yakınma olarak, 12-15 yaşındaki premenarş kız çocuğu klasik olarak siklik bir tarzda olan ağrı ve beraberinde mavi dışarı bombeli bir introitus ve gelişmekte olan hematokolpos sonucu ortaya çıkan pelvik bir kitlenin varlığı ile klinik belirti verir. Bu kitle mesane ve rektuma yaptığı bası nedeni ile üriner retansiyon ve kabızlığa neden olabilir.

Tedavi himenin cerrahi olarak eksizyonudur. Saat 2,4,8,10 pozisyonlarına insizyonlar yapılarak fazla himen dokusu eksize edilir. Kenarlar geç absorbe olan ince bir sutur ile yaklaştırılır. Bu yaklaştırma en iyi olarak estrojenize dokularda gerçekleştirilir. Eğer tanı çocukluk dönemide konulmuşsa ve hasta asemptomatik ise cerrahi girişim adölasan döneme veya semptomların çıktığı döneme kadar ertelenebilir. Semptomatik hastalarda tedavi ertelenmemelidir.

Septate himen hasta ilişkiye girinceye veya tampon kullanmayı deneyinceye kadar asemptomatiktir. Hasta bu aktivitelerini engelleyen bir tıkanıklıktan yakınabilir veya vajinal koitus sırasında ağrı veya rahatsızlık hissi duyabilir.

KİTLELER

Bartolin Kisti ve Absesi

Salgı kanalının tıkandığı durumlarda kanalın kistik dilatasyonuna bağlı olarak Bartholin kistleri ortaya çıkar. Kist genelde 1-3 cm arası değişen büyüklüktedir ve asemptomatiktir. Rutin jinekolojik muayenede şans eser farkedilebilirler veya hasta labia majörde kitle veya gerginlikten yakınabilir. Eğer semptomlar gelişirse hasta disparenü; yürüme, oturma veya spor yaparken ortaya çıkan ağrıdan veya generalize vulvar rahatsızlıktan yakınabilir.

Eğer bu kistler süperenfekte olursa, abse gelişebilir. Abse aşırı miktarda ağrıya neden olabilir. Kistlerin tersine abse 2-4 gün gibi bir sürede hızlı bir şekilde büyüme gösterir ve irileşir. Sıklıkla gonakokkal enfeksiyonlarla birliktelik gösterir.

Asemptomatik kistler tedavi gerektirmez. Semptomatik kisteler için tedavi seçenekleri şunlardır; oturma banyoları, Word kateterleri, marsupalizasyon ve eksizyon. Yüksek rekürrans nedeni ile basit bir insizyonla birlikte drenaj yeterli değildir. Kistler için kültür ve antibiyotiğe gerek yoktur. Abseli hastalarda tedavi benzerdir, ama abselerde kültür yapılmalı ve geniş spektrumlu antibiyotikler kullanılmalıdır.

Etiketler: , , ,


Yorum Yazın