Kelime anlamı güç menstruel akımdır. Ağrılı adet kanaması şeklinde hasta tarafından ifade edilir.
Primer ve sekonder olarak dismenoreler iki ayrı tanım altında toplanır.
Primer dismenore genellikle ovulatuar siklüslerin ilk olarak başladığı yaşlarda yani ilk adet kanamasından kısa bir zaman sonra ortaya çıkar. Tanımlanabilir bir pelvik patoloji olmaması en önemli tanı kriteridir.
Şiddeti genellikle ilk yakınmaların başladığı dönemden itibaren hemen hemen aynıdır. Ağrı; batın alt kısmında, orta hatta, bazen yanlara, kalça arka kısmına, bacaklara da yayılım gösterebilir. Şiddeti hafif kramp tarzında olabildiği gibi, refleks olarak bulantı-kusma başağrısı gibi diğer semptomların da ortaya çıkabileceği kadar ağır olabilir. Bunlara ek olarak anksiyete, yorgunluk, senkop ve abdominal gerginlik te eşlik edebilen semptomlardandır.
Primer dismenore etyolojisinde beş majör faktör vurgulanmaktadır.
1. Psikolojik Faktör: Başlangıcını olmasa bile şiddetini ve algılanmasını etkilediğine kesin gözü ile bakılmaktadır.
2. Endokrin faktörler: Ovulatuar siklüslerde luteal fazda progesteron olması ve bu semptomun sadece ovulatuar siklüslerde ortaya çıktığı, ayrıca menstrüasyon sırasında plazma vazopressininin artmasının uterin kontraksiyonları arttırdığı bilinmekte, bunlar endokrin nedenler arasında vurgulanmaktadır.
3. Endometrial prostoglandin üretimi ve salınımının artması uterin aktiviteyi artırmaktadır. Menstrüel kanda prostoglandin F2a nın arttığı gösterilmiştir. Ayrıca prostoglandin sentetaz inhibitörleri ile tedavi edilebilmesi de bu ilişkiyi desteklemektedir.
4. Artmış uterus aktivitesi ile ilişkili olabileceği düşünülmüştür. Disritmik uterus kontraksiyonlarının dismenoreye sebep olabileceği öne sürülmüştür.
Tanı
Fizik muayene ve rektovaginal muayene yapılarak pelvik kitle, nodülarite gibi patolojiler araştırılmalıdır.
Tanı yöntemlerinden ultrasonografi, laparoskopi gereğinde kullanılabilmektedir.
Tedavi
1. Prostoglandin sentetaz inhibitörleri (NSAID): Eğer hastanın yakınmaları şiddetli ise önerilebilir. % 70-80 olguda semptomların şiddeti azalmaktadır.
2. Hormonal tedavi: Ovulasyonun baskılanması semptomların azalmasını hatta kaybolmasını sağlar.
3. Kalsiyum antagonistleri: Uterus kontraksiyonlarını ve özellikle amplitüdünü azaltarak etki ettikeri bildirilmektedir.
4. Nöral uyarı: Transkutane elektriksel sinir uyarısı (TENS) denen yöntemle % 30 olguda başarı sağlandığı bildirilmektedir.
5. Cerrahi tedavi-Uterus innervasyonunu bloke etmek amacı ile genellikle diğer non invazif yöntemlerden fayda görmemiş ağır vakalarda denenebilir.
Sekonder dismenore ise pelvik anatomik anormalliğe bağlı olarak ortaya çıkar. Sekonder dismenore yapabilen nedenler aşağıda sıralanmıştır.