Endometriozis

TANIMLAMA

Uterin mukozanın (endometrial gland ve stromanın) adacıklarının değişik lokalizasyonlarda bulunmasıdır. Ektopik odakların myometrium içinde bulunması durumunda endometriozis interna (adenomyozis) söz konusudur. Uterus dışındaki ektopik odaklarda hastalık bulunuyor ise endometriozis eksterna denir.

Klinik olarak progressif bir hastalıktır. Medikal literatürde ilk olarak 1800 de tanımlanmıştır. Daha sonra Sampson ilk konu ile ilgili yazısını ‘Peritoneal kaviteye endometrial dokunun menstrüel disseminasyonu sonucu peritoneal endometriozis’ yayınlamıştır.

Laparoskopi yapıldığında regl kanamaları sırasında kadınların hemen tamamında tubaların batın boşluğundaki uçlarından geriye kan akımı gözlenebilmektedir. Fakat bu kadınların hepsinde endometriozis gelişmemektedir. Bu nedenle genetik ve immünolojik faktörlerde düşünülmelidir. Endometriozisli olguların birinci derece yakınlarında diğer bireylere göre daha sık endometriozis görüldüğü bildirilmiştir.

Pelvisten uzak organlarda da endometriozis sadece bu teori ile açıklanamamaktadır. Bu odakların vasküler veya lenfatik yolla taşınarak ortaya çıkabilir. Ekstrapelvik endometriozis bazen uterus ve overin alınmasından sonra da ortaya çıkabilir. Cerrahi sırasında endometrial implant transplantasyonu veya rezidüel hastalık reaktivasyonu olabilir. Bir diğer olasılık ta diğer dokuların (çölom epiteli) metaplastik transformasyonu veya embryonik kalan dokuların aktivasyonudur. Ayrıca endometriozis; müllerien anomali yokluğunda adolesan kızlarda olabilir. Prepubertal kızlarda rapor edilmiştir. Hiç mens olmayan kadınlarda da görülmüştür. Başparmak, uyluk, dizde ise erken embryogenez sırasında çölomik epitele yakın kısımlardan gelişmiş olabilir. Yüksek doz östrojen tedavisi ile ilgili olabildiğinden erkeklerde de oluşabilir.

En sık görüldüğü yerler;

  • •Pelvik alanlar – peritoneal yüzeyler (cul-de-sac, pelvis yan duvarları, lig. latum, uterosakral ligamentler, her iki tuba ve uterus), mesane, lenf nodları, overler, barsaklar,
  • •Uzak alanlar – vagina, serviks, abdominal duvar, kol, bacak, plevra, böbrekler, dalak, safra kesesi, nazal mukoz membranlar, spinal kanal, mide, meme olarak sayılabilir.

Reprodüktif çağdaki kadınlarýn % 3-10 unda görülebilir. İnfertil kadınların %25-35 inde endometriozis karşımıza çıkmaktadır.

TANI

Laparoskopi veya laparotomide odakların görülmesi ve histopataolojik olarak kesinleştirilmesi ile konur.

CA 125 değerleri tarama için ya da teşhis için hassas test değildir. Hastalığın takibinde kullanılabilir. Fakat klinik ile her zaman iyi korele değildir.

AYIRICI TANI

Pelvik ağrının ayırıcı tanısında, akut batının tüm nedenleri (intrauterin ve ekstrauterin gebelik komplikasyonları, idrar yolları enfeksiyonu, irritabl kolon sendromu, ülseratif kolit, Crohn Hastalığı, pelvik adezyonlar, akut salpenjit, rüpture over kisti ve diğer durumlar) dikkate alınmalıdır.

GÖRÜNTÜLEME

Vaginal / abdominal ultrasonografi (sadece overlerdeki endometriomalar görülebilir)

KLASİFİKASYON

Hastalığın şiddeti ve yayılımı, tedavi ve prognozu belirlediğinden tek bir klasifikasyon sistemi gerekmektedir. Amerikan Fertilite Topluluğu (AFS) laparoskopi ve laparotomideki tarama bulgularına dayanarak klasifikasyon sistemi geliştirmiştir.

Bu puanlama sistemine göre;

  • Evre I: Minimal endometriozis 0-5 puan
  • Evre II: Hafif endometriozis 6-15 puan
  • Evre III: Orta endometriozis 16-40 puan
  • Evre IV: Şiddetli endometriozis 40 üzeri puan verilmiş ise söz konusudur.

BELİRTİ VE BULGULAR

•Endometriozisli hastaların % 30-40’ında fertilite sorunu yaşanabilir. Mekanik olarak pelvik anotomide ortaya çıkan sorunlar tartışmasız olarak fertiliteyi azlatmaktadır. Tuba ve overlerin pelvik dokular ile adezyonu bu konuda en önemli etkendir. Bunun dışında minimal ve hafif endometrioziste infertiliteye neden olan faktörler tam olarak bilinmemektedir. İmplantlar tarafından prostoglandinler üretilebilir. Bu tubal motiliteyi, folikülogenezi ve korpus luteum fonksiyonlarını etkileyebilir. Peritoneal sısvı hacmi artar, TxB2 konsantrasyonu ve 6-keto PGF1alfa artar. Peritoneal makrofajlar artmıştır. Bu da gametler üzerine olumsuz etki yapabilmektedir. TNF (tümör nekrozis faktör), IL1 (interlökin 1) periton sıvısında artmış olarak bulunup gametlere toksik etki yapabilirler.Endometriozis sıklıkla progressif bir hastalık olduğundan hafif düzeydeki hastalığın tedavisi tartışmalıdır. Laparoskopi sırasında görülen odakların laser veya elektrokoter ile yakılmasının gebelik oranlarını artırdığını belirten çalışmalar olduğu halde etkisiz olduğunu düşünenler de oldukça fazladır. •Disparoni, (ağrılı cinsel ilişki) erken evrelerde bazı olgularda şiddetli iken, ileri evre bir olgu jinekolojik kontrol sırasında ortaya çıkabilmektedir.

Dismenore

Premenstrüel kanama

TEDAVİ

Erken tanı ve tedavi, infertilite ve pelvik ağrı gibi sekelleri önlemek için gereklidir.

  • •Laparoskopi sırasında implantların laser vaporizasyonu veya elektrokoterizasyonu, ovarian endometriomaların rezeksiyonu yapılabilir, pelvik adezyonlar giderilebilir.
  • •Ciddi pelvik ağrı veya dismenorede uterosakral ligamentlerin laser vaporizasyonu veya elektrokoter yoluyla presakral nörektomi düşünülebilir.

İnfertil olgularda en yüksek gebelik oranları cerrahiyi izleyen bir yıl içerisindedir. Fakat her olguda cerrahi sonrası bir yıl bekleme yapılmaz. Çiftin evlilik süresi çok uzun ise veya kadın yaşı 35 yaş ve üzerinde ise hemen yardımla üreme tekniklerine geçme endikasyonu vardır.

Hastalığı operasyon sonrası baskılamak için gebelik istemeyen hastalarda kullanılabilen tedavi seçenekleri aşağıda görülmektedir.

Gonadotropin – releasing hormon (GnRH) agonistleri,

Başlangıçtaki agonistik etkiden sonra hipofizin down regülasyonu ve desensitizasyonu hipogonadotropik hipogonadizm oluşur. Yalancı menopoz adı verilen bu durum iki ila dört haftada ortaya çıkar. Ooforektomi yapılmış kadınlardaki östrojen seviyelerine iner. En iyi terapötik etki 20-40 pg/ml seviyelerinde ortaya çıkar (medikal ooforektomi).

  • •Löprolid asetat depo şeklinde yapılırsa 3.75 mg/ay intramusküler olarak kullanılabilir.
  • •Goserelin asetat implant: Dört haftada bir 3.6 mg subkutan olarak 6 ay süreyle

Bu ilaçların üç aylık depo formları da kullanıma girmiş olup uygulama kolaylığı sağlamıştır.

Bu nedenle tedaviye maksimum altı ay devam edilmesi yaygın olarak kabul edilmiş bir uygulama şeklidir. Ayrıca yoğun şekilde hipoöstrojenemiye bağlı semptomlar yaşayan olgularda add-back tedavi denen GnRHa ile beraber düşük dozlu oral kontraseptifleri kullanımı da mümkündür.

Endometriozisteki diğer ilaçlar gibi GnRH agonistleride hastalığın iyileştirilmesinden çok baskılanmasına yarar.

  • •Danazol sentetik steroid 17 alfa etiniltestosteronun isoksazol türevidir. 400-800 mg/gün, 6 ay süreyle kullanılabilmekte iken artık tercih edilmemektedir..
  • •Medroksiprogesteron asetat 30 mg/gün, 6 ay süreyle kesintisiz olarak kullanılmaktadır. Peritoneal odaklarda desidualizasyon ve daha sonra atrofi ortaya çıkmaktadır.
  • •Megestrol asetat 40 mg/gün, 6-9 ay süreyle kullanılabilmektedir.
  • Gestrinon; 19 nor testosteron türevidir. FSH ve LH sekresyonunu azaltır. Etkileri ve yan etkileri danazole benzer. Haftada iki kez uygulanması kullanım avantajıdır.

Prognoz

  • •Gebelik oluşabilir, fakat hastalığın ciddiyetine bağlıdır
  • •Belirti ve bulgular ilaçla menopozun başlaması ile birlikte genellikle geriler
  • Definitif bir cerrahi uygulanmadığı durumlarda %5-20 civarında nüks görülür.

Şiddetli olgularda total abdominal histerektomi ve bilateral salingo-ooforektomi yapılmış ise definitif tedavi yapılmış demektir. Cerrahi sonrası odakların yeniden büyümesinden çekinmeden östrojen ve progesteron tedavisine başlanabilir. Karşılanmamış östrojenle tedavi edilen kadınlarda endometriozis dokusunda adenokarsinom geliştiği bildirildiğinden progesteronla birlikte kullanımı kuvvetle önerilmektedir.

Etiketler: , , , , , , , , , , ,


One Response to “Endometriozis”

  1. lale diyor ki:

    merhaba,
    30 haz.2011 de laparoskopik kistetkomi ameliyatı oldum. Sol 6 cm. sağ 4 cm. 2 adet endometriozis alındı. Sabahları az idrar birikse bile idrar kesemde sol yumurtalığım ağrıyor. Normal midir? Ne zaman tüp bebek tedavisine başlamalıyız?

Yorum Yazın