Mikroenjeksiyon Aşamaları

Mikroenjeksiyon Aşamaları

TÜP BEBEK uygulamasının iki tipinden biri olan mikroenjeksiyon aşamalarına geçmeden önce kısa bir bilgilendirme yapmakta fayda vardır.

Tüp bebekte iki yöntem vardır, bunlar laboratuarda uygulamadaki farktan kaynaklanır. Birincisi KLASİK tüp bebek, ikincisi MİKROENJEKSİYON dur.

Tüp bebek tedavisinde hastanın yumurtalıklarının hazırlanması nerede ise her hastada farklıdır. Hekim hastanın özelliklerine göre ilaç uygulama protokolü seçer. Bu başarıda önemli bir faktördür.

Halk arasında Aşılama yani Intrauterin inseminasyon mikroenjeksiyonla karıştırılmaktadır. Aşılama rahim boşluğuna spermlerin bir kateter ve enjektör yardımı ile verilmesidir. Tüp bebeğe göre daha kolay ama başarı şansı daha düşük olan bir yöntemidr. Ayrıca yeterli sayıda sperm, kadında tüplerin iyi durumda olması ve yumurtlama gününde iyi bir zamanlama ile yapılması gereken bir tedavi şeklidir.

Mikroenjeksiyon tedavi aşamalarına gelince,

-Tüp bebekte kadının yumurtalıklarının kontrollü şekilde uyarıldığı dönem tedavinin başlangıcıdır. Bu dönemde hekim, hastanın yaşı, kilosu, yumurta rezervine göre bir protokol seçer. Eskiden daha çok yaklaşık yirmi, yirmibeş gün enjeksiyonların devam ettiği UZUN protokol kullanılırken, son yıllarda kliniklerde yüksek oranda ANTAGONİST protokol kullanılmaktadır. Bu protokolde yaklaşık on günlük enjeksiyonlar sonunda yumurtaların toplanması aşamasına gelinir. Aşırı uyarılma dediğimiz riskin yüksek olduğu hastalar özellikle Polikistik overli hastalar daha yakından izlenir, östrojen seviyelerine bakılır ve hazırlıkları tamamlanır.

İkinci aşama yumurtaların toplanmasıdır. Hafif anestezi ilaçları verilerek onbeş dakika ortalama sürede ağrısız şekilde yumurtalar toplanır. Cerrahi bir işlemdir kanama riski açısından çok dikkatle yapılması gerekli bir işlemdir. Vaginadan ultrason probu üzerine yerleştirilmiş bir iğne ile yumurtalıklara ulaşılır, folikül denen içi sıvı dolu kistik yapı içindeki yumurta düşük güçlü pompalar ile çekilir ve tüpe alınarak embryologlara ulaştırılır.

Laboratuar aşaması üçüncü ve en önemli kısımlardan birisidir. Embryolog yumurtaları üç saat kadar dinlendirdikten sonra klasik tüp bebek veya mikroenjeksiyon yapmak için yumurtaları temizler hazırlar, yeterli sperm kalite ve sayısı olanlarda yumurta başına 50-100 bin sperm bırakarak döllenmenin spermlerden biri tarafından doğal yolla olması ertesi güne kadar beklenir, eğer sperm çok az ise veya erkek testisinden cerrahi yöntemle elde edilmiş ise veya yumurta sayısı az ise döllenme şansını yüksek tutmak için MİKROENJEKSİYON yapılır.

Laboratuarda döllenmiş yumurta (embryo) koşullar uygun ise üç ila beşinci güne kadar (blastosist evresine) izlenir, rahim içine tutunma şansı en yüksek olan embryo seçilerek transfere hazırlanır.

Son ve yine önemli etaplardan bir diğeri de EMBRYO TRANSFERİ dir. Kadın uyanıktır, fakat rahatsızlık veren tek şey olan idrar torbası dolu şekilde laboratuara alınmıştır. Yani idrara sıkışıktır. Bu şekilde karın bölgesinin alt kısmından rahim içi çizgisi ultrason ile çok iyi görüntülenebilmektedir. Bu sayede rahim duvarlarına değmeden, herhangi bir kanama oluşmasın diye dikkatle ilerlettiğimiz bir kateter içinden embryolog içine embryoyu hazırladığı kateteri getirir ve rahim boşluğundaki uygun yere embryo bırakılır. Hemen ardından kateter temiz mi, içinde embryo kalmış mı diye mikroskop altında kontrol eder ve işlem tamam bilgisini alan jinekolog transferi bitirir.

Hastanede bir-iki saat kadar dinlenen kadın evine gider, o günü dinlenerek geçirir ve ertesi gün ister ise işine başlayabilir. Cinsel ilişki yasaktır. Sağlıklı embryo rahim boşluğunda birkaç gün geçirdikten sonra anne ile ilişkisini başlatır, rahim içi zarı içine yuvalanır ve on gün sonra kanda β HCG denen hormon seviyesi bakılarak gebeliğin başlayıp başlamadığı anlaşılır.

Etiketler: , ,


Yorum Yazın